Bilim Bizi Nereye Götürüyor

KAİNATIN YARATILMASI

Gerçeklerin neler olduğunu görmek için önce yaratılışa göz atmamız lâzım. Olayın başından başlarsak önce yalnız ALLAH vardı. Allah'dan başka hiçbir şey yoktu. Zamanımız ilminin "Uzay Zaman" dediği Kur'ân-ı Kerim'de de ADEM diye geçen yokluk vardı. Sadece Allah vardı. Allah'dan başka hiçbir şey yoktu şeklinde ifade edilebilir. Allah'u Teâlâ yaratmayı diledi. Adına zamanımız fiziğinin "nötrino" dediği enerjiyi yarattı. Herşeyin aslını bu enerji oluşturur. Allah’ın yarattığı herşey bir gün aslına rücû edecektir. Yâni, enerjiye dönüşecektir. Sonra da yok olacaktır.

55/RAHMAN-26,27: Fâni olmak herşeyin üzerinedir (hersey fâni olacaktır, yok olacaktır). Sadece celâl ve ikrâm sahibi olan Allah’ın vechi (Zat’ı) bâki kalacaktır.

Yeryüzünde her şey fânidir, yok olacaktır. Fakat Rabbimizin varlığı bâkidir. Yâni ADEM'dedir, yokluktadır diyoruz. O, hiç bir şey yaratmadan evvel de yokluktaydı. Herşeyi yarattı ve gene yokluktadır.

ENERJİNİN YARATILMASI

Enerji dediğimiz nötrino, 4 ayrı âleme ait 4 ayrı enerji küresi taşır. Zâhiri âlem birinci âlemdir. Berzâh âlemi onun karşıtını oluşturur. Gayb âlemi ikinci âlemdir. Gaybın, berzah âlemi bunun karşıtını oluşturur. Böylece insanların yaşamakta olduğu bu Zâhirî âlemin ötesinde başka boyutta, cinlerin yaşamakta olduğu farklı bir âlem var ve ona da "Gayb Âlemi" diyoruz. Bizlerin nasıl nefsleri varsa, öldüğümüz zaman nefsler Berzâh âlemine gidiyorsa, cinler için de aynı şey söz konusudur. Onların da nefsleri öldükleri zaman Berzâh âlemine gidiyor, kendi Berzâh âlemlerine. Allah'u Teâlâ bu 4 âlemi, 4 enerji küresinden oluşan ve adına nötrino dediğimiz enerji ile yaratmıştır. Olay sadece enerjinin maddeye dönüşmesidir. Bu enerji kainattaki bütün zerrelere her an ulaşmaktadır ve tekrar kaynağına geri dönmektedir.

34/SEBE-2: .O, yere gireni ve yerden çıkanı, gökten ineni ve göğe yükseleni bilir.

HERŞEYİN ÇİFT YARATILMASI

Rabbimiz her şeyi çift çift yaratmış. Bu çift çift yaratılma nötrino dediğimiz enerjinin aslında mevcut olduğu gibi, cennet ve cehennemler için de bunun geçerli olduğunu görüyoruz. Bizim cennetimiz var. Bizim cehennemimiz var. Cinler'in de cenneti ve cehennemi var. Onun için Allah'u Teâlâ çift cennetlerden çift cehennemlerden bahsediyor. Cinler için ve insanlar için ayrı ayrı cehennemler ve cennetler yaratmış. O zaman nasıl oluyor da 7 tane âlem oluyor? Hem her şey çift yaratıldı diyoruz, hem de âlemlerin sayısı yedidir. Acaba nasıl oluyor da Allah her şeyi çift yarattığı halde 7 tane âlemden söz ediyoruz. Allah'u Teâlâ;
1- Zâhiri Âlem
2- Onun Karşıtı
3- Gayb Âlemi
4- Onun Karşıtı
5- Emr Âlemi
6- Onun karşıtı, Zulmâni âlem olmak üzere, 6 ayrı âlem
yaratmıştır.
7- Bir de yaratılmayan ADEM dediğimiz, YOKLUK
dediğimiz, mekansızlık dediğimiz âlem var.
Hepsi beraber 7 âlem oluyor.

51/ZARİYAT-49: Biz her şeyden zıtlarıyla birlikte çift çift yarattık, olur ki, tezekkür edersiniz.

36/YASİN-36: Yerin bitirdiklerinden, kendi nefslerinden ve bilemediklerinden bütün çiftleri yaratan O Allah her şeyden münezzehtir.

Allah'u Zülcelâl Hz., Yâsin Sûresi’nin 36.âyeti kerîmesinde "ezvace" (çift çift veya çiftler) kullanmıştır. "Ezvace" zevç ve zevce kelimelerinin ikisini birden ihtiva etmektedir. Karı-koca bir çift teşkil ederler. Yâni bir karı, bir kocadan oluşan bir çift.
Fakat Zariyat 49'da Yüce Rabbimizin kullandığı kelime "zevceyni" dir. Yâni hem zevç, hem zevce, hem de zevç'in de zevce'nin de eşitleri. Bunlardan zevç ve zevce Zâhiri aleme ait olduğu için onları görebiliriz. Ama bunların eşitleri olan, (zevcin ve zevcenin fizik cesetlerinin içinde bulunan) nefslerini göremeyiz. Çünkü bu âleme ait değildirler. Böylece 2 Zâhiri âleme ait 2 de karşıt âleme ait 4 varlıktan bahsedilmiş oluyor. Yâni 2 çift.
ışte bir sağ spinli elektron ve bir sol spinli elektron zevç ve zevceyi, bir sağ spinli karşıt elektron ile bir sol spinli karşıt elektron da 2 elektronunun bu âleme ait olmayan karşıtlarını ifade etmektedir.
Biliyorsunuz ki; eski kitaplarda oluşumun 4 faktörü şöyle sıralanmaktadır. Su, hava, toprak, ateş. Zamanımızda bunlara verilen isimler tabiatıyla, zamanımız fiziğinin inceliklerini gösteriyor. Toprak deyince katı cisimleri anlıyoruz. Su deyince sıvıları anlıyoruz. Hava deyince gazları anlıyoruz. Ateş deyince de enerjiyi anlıyoruz.
Böylece 4 tane temel faktör zamanımızın gerçek ifadeleriyle yerli yerine oturuyor. O zaman da söylenenler doğruydu, şimdi de söylenenler doğrudur. Tabii bu 4 faktörü yaratan Allah'u Teâlâ’dır. Bütün bunları aslında enerjiden oluşturuyor. İşte zamanımız fiziğinin bu enerjiye verdiği isim "nötrino"dur.
Yaratılan zıt spinli iki nötrino ve iki karşıt nötrino Zâhiri âlemin en küçük maddi birimleri olan 2 elektron ve 2 karşıt elektronu vücuda getirir.
Yüce Rabbimiz zıt spinli 2 anti nötrino ve 2 karşıt antinötrino'dan 2 çift, Gayb âleminin en küçük maddi birimleri olan pozitron ve karşıt pozitronları oluşturur. Buradan anlaşıldığı gibi zıt spinli nötrino, karşıt nötrino ve anti nötrino, karşıt anti-nötrinolar daima çift çift yaratıldığı için hep çift halde bulunurlar. Tek bir nötrinodan söz etmek mümkün değildir. Sol spinli bir nötrino ile sağ spinli nötrino bir çift oluştururlarken sağ spinli bir karşıt nötrino ile sol spinli bir karşıt nötrino da aynı zamanda başka bir çift oluştururlar.
Diğer taraftan sağ spinli bir anti nötrino ile sol spinli bir anti nötrino bir çift oluştururlarken sağ spinli bir karşıt anti nötrino ile sol spinli bir karşıt anti nötrino başka bir çift oluştururlar.
Böylece EMR' âleminde oluşan zıt spinli nötrino çifleri, çift çift olarak gelir ve giderler. Herşeyin çift yaratılması ve her âlemin kendi içinde zıddı ile kaim kılınması yâni dengede olması sebebiyle nötrinoların teşekkül etmesi için mutlaka dört âleme ait enerji kürelerinin bir araya gelmesi gerekir.
Bu çift yaratılma ve zıtların birlikte bulunması gibi iki özellik, aynı zamanda her âleme sağ ve sol spinli olmak üzere, iki çift nötrino ve karşıt nötrino ile anti-nötrino ve karşıt anti-nötrino'nun gelme sebebini de teşkil eder. Çünkü daha evvel de işaret ettiğimiz gibi nötrino ancak karşıt nötrino ile anti- nötrino da ancak karşıt anti-nötrino ile çiftleşerek beraberce bir aksiyonda bulunabilirler.

ATOM VE ELEMENTLERİN OLUŞMASI

Biz, bizim âlemimizde, yâni Zâhiri âlemde yaşıyoruz, bu âlemde Allah'u Teâlâ, önce elektronları ve karşıt elektronları Gayb âleminde ise, pozitron ve karşıt pozitronları yarattı. Sonra bu elektron ve karşıt elektronlardan nötronlar ve protonları yarattı. Pozitron ve karşıt pozitronlardan anti-nötron ve anti-protonları vücuda getirdi. Bunlardan da Hünnes ve Künnes Kanunları gereğince elektron, proton ve nötronlardan Zâhiri âlemin atom yapısını, pozitron, anti- proton ve anti-nötronlardan Gayb âleminin atom yapısını oluşturdu. Atomlar birleştirilerek gaz moleküllerini ve daha sonra çeşitli sayıda atomların bir araya gelmesiyle Zâhiri ve Gayb âlemlerinde çeşitli elementler vücuda getirdi. Kâinatta mevcut her madde atomlardan meydana gelir.

81/TEKVİR-15,16: Hünnese (merkezi çekirdeğe) ve etrafında cevelân eden, dönen künnese (elektrona) kasem (yemin) ederim ki.

Merkezde 1 proton ve 1 çevre elektronundan oluşan atom bir hidrojen atomudur. Hidrojen atomu Zâhiri âlemin başlangıç elementini oluşturur. Daha sonra Hidrojenin izotopları olarak tanımlanan iki atomdan müteşekkil deoteryum, 3 atomdan oluşan tirilyum ondan sonra daha çok atomdan müteşekkil helyum ve sırasıyla diğer başka elementler birer birer oluşturuldu. Allah'u Teâlâ bu atomlardan gazları, sıvıları ve katıları oluşturmaktadır.
Rabbimizce Kur’ân-ı Kerim'de, Allah'u Zülcelâl Hz.lerinin arşının evvelce su üzerinde olduğuna işaret buyrulmaktadır.

11/HUD-7: O, yeri ve göğü altı, günde yarattı. O'nun arşı su üzerinde idi. Hanginizin daha güzel amel işleyebileceğini tesbit etmek için. Eğer sen onlara öldükten sonra mutlaka dirileceksiniz desen, kâfir olanlar derler ki, bu ancak açık bir sihirdir.

Gerçekten görüyoruz ki, hidrojen molekülü ve oksijen atomu bir araya gelerek suyu oluşturuyor. Allah'u Teâlâ yeni elementler vücuda getirerek gazları, sıvıları sonra katıları oluşturuyor. Olayın başlangıcında atomu ve atomla beraber hidrojeni görüyoruz. Hidrojen molekül ve arkadan diğer gazların birer birer yaratılması söz konusudur. Daha sonra moleküller ve elementler çoğaltılarak Allah'u Teâlâ tarafından sıvılar ve katılar oluşturuluyor. Böylece kâinat ortaya çıkıyor, zâhir oluyor.
CANLILARIN SUDAN YARATILMASI

Allah'u Teâlâ her canlı şeyin sudan yaratıldığını beyan ediyor.

21/ENBIYA-30: Ve cealnâ minelmai külle şey'in hayy efela yüminün.
Her canlı şeyi sudan yarattığımızı kâfirler görmüyorlar mı, hâlâ inanmayacaklar mı?

Denizlerde tek hücreli amiplerden başlayan hayat zincirine, daha sonraları bir çok hücrelerin oluşturduğu ve suda yaşayan, yeni canlı türleri ilâve olunuyor. Bunlar suda yaşayan çeşitli canlı hayvan türlerini meydana getiriyor.
Rabbimiz Kur-ân'ı Kerim'de buyuruyor ki;

24/NUR-45: Vallahû halaka külle dâbbetin min mâ, feminüm men yemşiy alâ batnih minhüm men yemşiy alâ ricleyn ve minhüm men yemşiy alâ erba yahlukullâhû mâ yeş'a innallâhe alâ külli şey'in kadir.
Allah bütün hayvanları sudan yaratmıştır, onların bir kısmı karnı üzerinde, bir kısmı iki ayakla, diğer bir kısmı ise dört ayakla yürür. Allah dilediğini yaratır. Allah herşeye kâdirdir.

Görülüyor ki, Yüce Rabbimiz suda başlayan hayatı, zamanla çeşitli su hayvanlarını yarattıktan sonra karaya sıçratmıştır. Su hayvanlarıyla başlayan ve karaya sıçrayan canlı hayatın neticede, çeşitli türde kara hayvanlarının oluşmasına sebep olduğunu yukarıdaki âyeti kerime bize en güzel biçimde açıklıyor. Bu âyeti kerimede başka işaretler var. Özellikle bu canlı hayvan türlerinin en son şeklinin 4 ayaklı olmaları, bu suda ve karada devam eden yaratış zincirinin en son halkasında 4 ayaklı maymun türünün olduğunu da açıklıyor. Karada yaratılan en son canlı türü olan maymunların bir gelişme süreci içersinde, kromozomların giderek arttığını görüyoruz.
19 çift kromozomlu maymun türünden 33 çift kromozomlu orangutana kadar bir dizi maymun çeşitleri vardır. Eğer insan bu maymun türlerinin sanıldığı gibi bir devamı olsaydı 35 çift kromozomlu olması gerekirdi.
Oysaki insan 23 çift kromozoma sahiptir. Böylece insanın maymundan türemesinin mümkün olmadığı kesinlik kazanmıştır. Maymun çeşitlerinin hepsinde temel özellik olarak, el hüviyetindeki ayakların hiçbir zaman ayak hüviyetine dönüşmediğini görüyoruz. ışte böylece yeryüzünde en son yaratılan canlılardan maymunlar kendi aralarında bir yaşam içinde iken bir gün Allah'u Teâlâ bu dünya üzerinde değil, Allah’ın Katı'nda (indi ilahi'de) insanı yaratıyor. Âdem A.S. ve Havva Anamız bu dünyada yaratılmadılar. Bu dünyaya indirildiler.

2/BAKARA-36: Ve kulnehbitu bağdukûm li bağdin adüvv ve leküm filardi müstekarûn ve meta'un ilâ'hıyn.
Birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin. Sizin için orada belli bir zaman kalmak vardır.

O halde Âdem A.S.'ın vücudunu oluşturan toprak bu dünyanın toprağı ve çamuru değil, ındi ılâhi'nin toprağı ve çamurudur. Dünya Âdem A.S.'ın ineceği bir yerdi. Onun için Arz kendisine hayat veren güneş sisteminden belli bir uzaklıkta yaratıldı. Belli bir eliptik yörünge üzerinde ve belli bir eksen eğimiyle yaratıldı. Etrafına ozon tabakası dizildi. Van allain kuşakları yerleştirildi ve dünya insan adı verilen Allah'u Zülcelâl Hz.nin bu en kıymetli mahlûkunu sinesinde barındırabilecek bir hüviyet kazandı.(Milyarlarca veya trilyonlarca yılda).

Sonra insanoğlu yukardaki âyeti kerime gereğince yeryüzüne indirildi. Sadece insan değil, insanla beraber cinler de dünya üzerine indirildi. Dünya adı verilen bu gezegeni sadece biz insanlar paylaşmıyoruz. Aynı koordinatlarda yaşayan Cin adı verilen Gayb âleminin sakinleri de var. Fakat koordinatlar aynı olduğu halde boyutlar farklı olduğu için, yapı farklı olduğu için, ne onlar bizi, ne de biz onları göremiyoruz. Eğer bir insanın hücresindeki atom yapısına dikkatle bakarsanız hâkim unsurun elektron, (-) elektrik yüklü elektron olduğunu göreceksiniz. Bir cinin de hücresindeki atom yapısına bakmanız mümkün olsaydı, onun da (+) elektrik yüklü pozitronun hâkim olduğu bir sistem içinde yaşamakta olduğunu görecektiniz. Zâhiri âlemin bütün atomları merkezde (+) elektrik yüklü protonlar, çevrede de (-) elektrik yüklü elektronlardan oluşur. Halbuki Gayb Âleminin bütün atomlarında merkezde (-) elektrik yüklü anti protonlar ile çevrede de tam zıt yapıda (+) elektrik yüklü pozitronların olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bizim (-) elektrik yüklü olan elektronlarımız bütün dünyanın madde adını verdiği sisteminin yarısını içerirken diğer yarısını da (+) elektrik yüklü karşıt elektronlar oluşturuyor.
İNSANIN YARATILIŞI
Allah'u Teâlâ insanı kainatın en üstün varlığı olarak kendi katında yarattı, Kur' an-ı Kerim'inde buyuruyor ki;

38/SAD-71: Hani o zaman ki Rabbin meleklere ben balçıktan (tiyn'den) bir insan yaratacağım dedi.

32/SECDE-7:
İnsanı yaratmaya çamurdan (tiyn'den) başlamıştır.

15/HICR-26: Biz insanı şekillenmiş kuru balçıktan yarattık. (salsalinden)

Görülüyor ki insan "indi ilâhi"'de, tiyn veya salsalin adı verilen bir balçıktan yaratılmıştır. Önce Allah'u Zülcelal Hz. ona şekil verdi sonra o'nu insan olarak dizayn etti. İnsana balçıktan ilk şekil verilmesiyle, insan hüviyetinde dizaynı arasında çok uzun zaman geçti. En sonunda bütün uzuvlarıyla dizayn edilen insan, kendisine nefs ve ruh verilerek canlandırıldı. Hem de yeryüzünün halifesi olarak canlandırılıdı. İnsan yeryüzünün halifesi, hükümdarı olarak yaratıldı. Ve bütün meleklere ve cinlere Âdem AS.a secde etmesi emredildi. Aşağıdaki âyeti kerimeler bu konulara ışık tutmaktadır.

2/BAKARA-30: Ve iz kale Rabbüke lilmelaiketi inni ca'ılün fil'ardı haliyfe.
Hani o zaman ki, Rabbin meleklere "Ben yeryüzünde bir halife kılacağım" dedi.

15/HICR-29: Feiza sevveytühû ve nefahtü fihi min rûhy feka'û lehü sâcidîyn.
Onu nefsle dizayn edip ve Ruhumdan O'na üfürdüğüm zaman ona secde edin.

32/SECDE-9: Sümme sevvâhü ve nefeha fiyhi min ruhıhi.
Daha sonra onun nefsini dizayn etmiş, ona kendi ruhundan üfürmüştür.

ÂDEM ALEYHİSSELAM’A SECDE

Yukarıdaki âyeti kerimelerde açıklandığı gibi Rabbimiz yaratış zincirinin son halkasında ve kendi katı'nda en çok sevdiği mahluku olan insanı yaratmıştır. Herşey insan için yaratılmıştır. Nitekim Rabbimiz daha evvel yarattığı Cin ve Meleklere Âdem'e secde edin, diye emir buyuruyor.
İblis, yâni şeytan Âdem (AS) a secde etmedi.

7/ARAF-11: Sizi yarattık, sonra size suret (ruh ve nefs) verdik. Meleklere Âdem'e secde edin, dedik. İblis'den başkası secde ettiler. O secde edenler içinde bulunmadı.

Allah'u Teâlâ iblis'e;

7/ARAF-12: Allah sana secde etmeyi emretmiş iken, seni ondan ne men etti, dedi. İblis; Ben O'ndan hayırlıyım, Sen ben ateşten yarattın O'nu ise çamurdan yarattın dedi.

"Rabbimiz buyuruyor ki";

7/ARAF-13: Allah, oradan in çünkü orada kibirlenmek sana layık değildir. Sen aşağılanandansın buyurdu.

İblis, Allah'dan talepte bulunuyor. Kıyamet gününe kadar hayy olmayı Allah'dan diliyor.

7/ARAF-14, 15, 16, 17: Şeytan Ba's gününe kadar bana hayat ver, dedi. Allah sen müsâade verilenlerdensin, buyurdu. Beni azgın kılmana yemin ederim ki, onlar için senin Sırât-ı Müstakiym’ine oturacağım sonra önlerinden, arkalarından sağlarından, sollarından geleceğim, Sen onların çoğunu şükredici bulamayacaksın.

Demek oluyor ki, iblis insanların çoğunu yoldan çıkaracak. Sadece şükredenler, yâni hikmet sahipleri onun dalâletinden tam beri olup, dalâlete düşmüyorlar. Hidâyete ulaşanlar dalâletten kurtuluyorlar. Ama İhlas’a kadar şeytan onların üzerindeki Zulmâni telkinini devam ettiriyor. Onun için dalâletten tam kurtulma hali İhlas’ta oluşabiliyor. İhlâs sahipleri şükür kademesindedir. Bu aynı zamanda hikmet sahibi olmaktır.
Buradaki şükür sahipleri kendilerine hikmetin öğretildiği kişiler oluyor. Rabbimiz bunu Kur’ân-ı Kerim'de Lokman Sûresi’nin 12. âyetinde şöyle açıklıyor.

31/LOKMAN-12: Ve lekad âteynâ lokmânelhıkmete enişkür lillah, ve men yeşkür feinnemâ yeşküru linefsih, ve men kefera feinnallâhe ğaniyyün hamîd.
Biz Lokman'a Allah'a şükret diye hikmet verdik. Her kim şükrederse kendi nefsi için şükreder. Her kim küfrederse zararı yine kendisinedir. Çünkü Allah Gani'dir, Hamid'dir.

2/BAKARA-269: Yü'tilhikmete men yeşâ'ü, ve men yü'tel hikmete fekad ûtiye hayran kesîyrâ,ve mâ yezzekkerü illâ ülül-elbâb.
Allah dilediğine hikmet verir. Her kime hikmet vermişse ona bir çok hayırlar verilir. Bunu ancak ulûl-elbâb tezekkür eder.

ÂDEM AS. VE ZEVCESİNİN HATASI

Âdem (AS) Cennet'ten itaatsizlik sebebiyle dünyaya indirilmiştir. Aşağıdaki âyeti kerimeler bu konuyla ilgilidir.
Rabbimiz Âdem (AS)a sen ve zevcen Cennet'te sakin olun, diye emrediyor.

7/ARAF-19: Âdem, sen ve zevcen Cennet'te sakin olun. Dilediğinizden yiyin. Yalnız bu ağaca yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz.

20/TÂHÂ-118, 119: Senin için orada acıkmak da yok. Çıplak olmak da yok. Sen orada hiç susamazsın. Güneş ışığı da çekmezsin.

20/ TÂHÂ 117: Biz de demiştik ki; Adem bu sana ve zevcene düşmandır.Sakın sizi cennetten çıkarmasın, bedbaht olursunuz.

20/ TÂHÂ 120,121: Şeytan ise O'na vesvesede bulundu da şöyle dedi. Adem sana bir ağaç sağlık vereyim mi ki, ondan yiyen daima Cennet'te kalacak, zevâl bulmaz bir devlete erecektir.

Bunun üzerine Adem ile zevcesi ondan yediler. Hemen utanılacak yerleri kendilerine göründü. Üzerlerine Cennet yaprağını yapıştırmaya koyuldular. Adem Rabbine karşı geldi de matlûbuna eremedi.

7/Araf-22,23: Onlar ağacın meyvasını tadınca avret yerleri kendilerine göründü. Cennet yapraklarından kat kat yapıştırıp üzerlerine koymağa koyuldular. Rableri ise onlara nidâ etti. Ben size bu ağacı yasak etmedim mi? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? Ey Rabbimiz biz nefsimize zulüm ettik. Sen bizi bağışlamaz ve muhafazana almazsan biz hüsrana düşenlerden oluruz, dediler.

20/Tâhâ-115: Evvelce biz Adem'e o ağacın meyvesinden yememesini emir ve vahiy etmiştik. O, ise bunu unuttu. Biz bu hali azîm ve tasmime müstenit bulmadık.

ADEM AS.IN YERYÜZÜNE İNDİRİLİŞİ

7/Araf-24, 25: Allah bazınız bazınıza düşman olarak yeryüzüne inin, sizin için yeryüzünde bir vakte kadar geçinmek vardır. Orada yaşar, orada ölürsünüz, oradan çıkarsınız, dedi.

Rabbimiz Adem zürriyetinin hepsinin yeryüzüne inmesini istemiş.

2/Bakara-38: Biz dedik ki: “ Hepiniz oradan (aşağıya) inin. Ben’den size; (hangi zamanda yaşarsanız yaşayın) bir hidayetçi gelecektir. O zaman kim o hidayetçiye tâbi olursa, artık onların üzerine bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklar…”

20/Tâhâ-123, 124: Birbirinize düşman olarak oradan hepiniz aşağı inin. Bizden size yaşadığınız devrede hidayetimiz geldiği zaman, kim hidayetçimize tâbi olursa o dalâlette kalmaz ve şâkî de olmaz.

7/Araf-26,27: Ey Adem oğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek libas ve süslenecek elbise indirdik.Takva elbisesi ise daha hayırlıdır.Bunlar,Allah’ın alametlerindendir. Ta ki insanlar iyice düşünüp anlasınlar. Ey Ademoğulları, Şeytan sakın size fitne etmesin, anne babanızı cennetten çıkardığı gibi (bir fitne) onların ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onları soyduğu gibi… Şeytan ve kabilesi kendilerini göremiyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanı mü’min olmayanlara dost kıldık.

7/Araf-35: Ey Adem oğulları sizin içinizden size âyetlerimi beyan eden elçiler gelince, herkim ki, takva sahibi olup nefsini ıslâh ederse onlar için korku yoktur. Onlar mahzun olmazlar.

İnsanoğlu cennetten kovulmuş ve birbirlerine düşman olarak yeryüzüne inmiş. Ama Allah onlara yeryüzünde belirli bir

vade vermiş ve onlara kurtuluşları için hidayetçiler göndereceğini söylemiş. Onları ıslah edecek onlara şefaat edecek hidayetçiler.
1- ENERJİNİN MADDEYİ OLUŞTURMASI

1.1- Enerji ve Nötrino

Kainat üzerinde her madde Allah'u Tealâ ve Tekaddes Hazretlerinden gelen enerjiden oluşur. (Ref:1). Nükleer fizik ve nükleer kimyada nötrino adı ile anılan bu enerji hakkında halen pek az şey bilinmektedir. Bu yazı ile ilimde bir perde açılmaktadır. Allah'u Tealâ ve Tekaddes Hz. bütün alemleri bu enerji ile yaratmıştır. Olay, sadece enerjinin maddeye dönüşmesidir. (Ref:2). Her aleme gelen nötrinolar 4 enerji küresinden teşekkül eder. Bu özelliği zahiri aleme ait bir tek nötrino üzerinde açıklayalım. Şekil-1'de görüldüğü gibi, 1 no.lu dış (kalın-düz çizgi) küre tam devir sayısıyla dönerken, 2 no.lu iç (kalın-kesikli çizgi) küre yarım devir sayısıyla döner. 3 no.lu dış (ince-düz çizgi) küre 2 no.lu iç kürenin devir sayısıyla dönerken, 4 no.lu iç (ince kesikli çizgi) küre, 3 no.lu dış kürenin yarısına eşit bir devir sayısıyla dönmektedir.
Bizim alemimize ulaşan nötrino grupları için, 2 alem ve 2 de karşıtları olmak üzere 4 alem sözkonusudur. (Ref:3).

1- Zahiri alem (kalın-düz çizgi)
2- Karşıt zahiri alem (kalın-kesikli çizgi)
3- Gayp alemi (ince-düz çizgi)
4- Karşıt gayp alemi (ince-kesikli çizgi)

Bu söylediklerimiz, karşıt zahiri alemin karşıt nötrinosu, gayb aleminin antinötrinosu ve karşıt gayb leminin karşıt antinötrinosu için de geçerli olup, sadece enerji kürelerinin düzenlenişi farklıdır. Örneği, karşıt zahiri alemin karşıt nötrinosunda 1 no.lu dış küre kalın-düz çizgi, 2 no.lu iç küre kalın-kesikli çizgi, 3 ve 4 no.lu küreler ince-düz ve ince-kesikli çizgi ile gösterilir.
O halde her aleme gelen nötrino, karşıt nötrino, antinötrino ve karşıt antinötrinolar, 4 enerji küresinin düzenleniş biçimine göre şekillenirler. (Ref: 4,5).
Yaratılan zıt spinli nötrino ve karşıt nötrinoların 2 çifti, zahiri ve karşıt zahiri alemlerin en küçük maddi birimleri olan normal elektron ve normal karşıt elektronları vücuda getirirler. Aynı şekilde zıt spinli antinötrino ve karşıt antinötrinoların 2 çifti, gayb alemi ile karşıt gayb alemlerinin en küçük maddi birimleri olan normal pozitron ve normal karşıt pozitronları oluşturur. Buradan anlaşıldığı gibi zıt spinli nötrino, karşıt nötrino, antinötrino ve karşıt antinötrinolar daima iki çift yaratıldığı için çift halde bulunurlar. Tek bir nötrinodan söz etmek mümkün değildir. Sol spinli bir nötrino ile sağ spinli bir nötrino bir çift oluştururlarken, sağ spinli bir karşıt nötrino ile sol spinli bir karşıt nötrino da aynı zamanda başka bir çift oluştururlar.
Böylece nötrinolar her aleme sonsuz bir hızla zıt spinli 2 çift olarak gelir ve giderler. Sonsuz hızın iki sebebi vardır;

1- Zahiri alem ile karşıt zahiri aleme beraberce gelen nötrino çifti zıt spinlidir, karşıt nötrino çifti de zıt spinlidir. Her aleme ait olan dıştaki nötrino ile dıştaki antinötrinonun spinleri aynı yönde olup, bu yön, yolculuklarının istikametleri ile aynıdır. Bu özellik, ışık duvarı üzerinden hareket eden nötrino çiftlerinin hızını arttırır ama sonsuz hızı sağlayamaz.
2- Sonsuz hızın varolmasındaki ikinci ve asıl sebep şudur;
Her aleme ait olan nötrino çiftlerinden her biri gelir ve giderken mutlaka vazife yapacakları (iş görecekleri) alemin karşıtı olan alemde yolculuklarını yapar. Yani zahiri alemde vazife yapacak nötrino, karşıt zahiri alemde, karşıt zahiri alemde vazife yapacak karşıt nötrino ise zahiri alemde hareket eder. Bu özellik ise nötrinoların görülmesini önlediği gibi, sonsuz hızla hareket etmelerini de sağlar.
Nötrino grupları elektrik yükü bakımından daima nötrdür, ama yüksüz değildirler. Çünkü, kainatta yaratılan mahlukâtın içinde yüksüz bir nesneye rastlamak mümkün değildir. Bu özelliği şekil 1'de kullandığımız notasyonla izah etmeye çalışlım. 1 no.lu ve 4 no.lu küreler (-) elektrik üretirken, 2 no.lu ve 3 no.lu küreler (+) elektrik üretir. Zahri alemde vazife yapacak nötrino tekinde daima (-1) birimlik negatif yük fazlalığı vardır. Buna karşılık, çiftin karşıt zahiri alemde vazife yapacak kısmı olan karşıt nötrinoda da (+1) birimlik pozitif yük fazlalığı vardır. Nötrinoların daima çiftler teşkil ederek yolculuklarını yaptıkları gözönüne alınırsa, nötrino çifti elektrik yükü bakımından nötrdür, yani dengededir.
Gayb alemi ve karşıt gayb aleminin elemanlarını oluşturan antinötrino ile karşıt antinötrinoda durum yukarıdakinin tersidir. Yani çiftin bir kanadı olan antinötrinodaki (+) birim pozitif yük fazlalığına karşılık, çiftin diğer kanadı olan karşıt antinötrinoda (-1) birimlik negatif yük fazlalığı vardır. Çift bir bütün olarak gözönüne alındığında, elektrik yükü bakımından nötr olup dengededir.
Vazife yapmak üzere her aleme gelen nötrino grupları asıl alemlerine geli ve giderken, kendi alemlerinin dışında hareket ettikleri için sonsuz hızla yol alırlar. Nötrino grubunu oluşturan nötrino ile karşıt nötrino kendi asıl alemlerinin karşıtı olan alemlerde yol aldıkları için negatif kütleye sahiptirler. Zaten sadece negatif kütle için sonsuz hız mümkündür. Vazife esnasında ışık duvarında geçerken iki gruba ayrılan nötrino çiftinin negatif kütlesi, normal elektron ve normal karşıt elektrona dönüşmesi nedeniyle tartılabilen pozitif bir kütleye sahip olmuştur. Halbuki fotonda, elektron ile karşıt elektron veya pozitron ile karşıt pozitron arasında sıfır kütle veya ışık duvarı dengesi mevcuttur. Çünkü, ışığı meydana getiren fotonlar, çift teşekkül neticesinde kendisini oluşturan elektron ile karşıt elektrona parçalanırlar. Gayp alemindeki ışığı meydana getiren foton da benzer şekilde kendisini oluşturan pozitron ile karşıt pozitrona parçalanırlar. Böylece, fotonun elektron ile karşıt elektrondan veya pozitron ile karşıt pozitrondan teşekkül ettiği sonucuna varılır. Sıfır dengesine sahip fotonu meydana getiren elektron ile karşıt elektron veya pozitron ile karşıt pozitron ışık duvarı üzerinde ışık hızı ile kendi asıl alemlerinde yolculuk ederler.
Nötrinolar, emr alemlerinde teşekkül ederler. Her alemde vazife yapıncaya kadar iki kere ışık duvarını aşarlar. Önce emr aleminden, vazife yapılacak alemin karşıtı olan aleme geçerler. Yolculuklarını karşıt alemde yaparlar. Sonra tekrar ışık duvarını aşarak vazife görecekleri aleme geçerler. Dört çeşit nötrino için de durum aynıdır.
Bu alemin, gayb aleminin ve bunların karşıtlarının enerjilerinden oluşan içiçe dört enerji küresi maddeyi teşekkül ettirir. Bu nedenledir ki, bu alemin maddesi sadece bu aleme ait enerjiden değil, aynı zamanda gayb alemine ait enerjiden ve bunların karşıtlarından oluşur.
Enerji kürelerinin gösterilmesinde dört çeşit çizgi kulanılmış olup, kalın-düz çizgi zahiri alemi, kalın-kesikli çizgi karşıt zahiri alemi, ince-düz çizgi gayb alemini, ince kesikli çizgi ise karşıt gayb alemini gösterir. Bu sınıflandırmayı nötrinoların isimleri açısından yaparsak, dış küre, kalın-düz çizgili ise nötrino, kalın-kesik çizgili ise karşıt nötrino, ince-düz çizgili ise antinötrino, ince-kesik çizgili ise karşıt antinötrino adları ile anılırlar. Buradan da anlaşıldığı gibi, nötrinolar sadece iki küreden teşekkül etmezler. Her şeyin çift yaratılması ve her alemin kendi içinde zıddı ile kaim kılınması yani dengede olması (Ref.4) sebebiyle nötrinoların teşekkül etmesi için mutlaka dört aleme ait enerji kürelerinin biraraya gelmesi gerekir. Bu iki özellik, aynı zamanda her aleme sağ ve sol spinli olmak üzere 2 çift nötrino ile karşıt nötrino ile antinötrino ve karşıt antinötrinonun gelme sebebini de teşkil eder. Çünkü, nötrino ancak karşıt nötrino ile,antinötrino da ancak karşıt antinötrino ile çiftleşerek beraberce bir aktivitede bulunabilirler.

OLUŞUMUN BAŞLANGICI

Maddenin oluşumundaki başlangıç, nötrinoların önce primer ve sekonder çift enerji kürelerine ayrışması, sonra iki nötrinodan ilkinin primer grubu, ikincinin sekonder grubu ile birleşmesidir. Bu birleşmede 1 ve 3 no.lu küreler aynı yönde, 2 ve 4 no.lu küreler ise 1 ve 3'e göre ters yönde dönmektedirler. Yani 1 ve 3 no.lu dış küreler sağ spinli ise, 2 ve 4 no.lu iç küreler sol spinlidir.
Bir elektron 4 aleme ait 4 enerji küresinden oluşur. Kendi karşıtını içinde taşır. Her şeyin çift yaratılmsı sebepsiz değildir. Denge, ancak karşıt enerjilerden oluşabilir. Bir elektron kendi iç bünyesinde primer kürelerin karşıtını taşıdığı için, çevrede hareket halinde olan bir elektronun (künnes), bir karşıt elektronla beraber olması gerekmez. Bu birincil dengedir. Daha maddeyi oluşturacak ikincil yapı, yani atom yapısı oluşmamış, ama atomun temel parçacıklarından ilki oluşmuştur.
Her elektronun oluşması ile beraber bir de karşıt elektron oluşur. Çünkü nötrino grupları 4'lü değil, 8'li gruplar ( primer + sekonder gruplar) halinde hareket halindedirler. Bir sağ spinli bu aleme ait nötrino ile, bir sol spinli bu aleme ait nötrino birinci kanadı vücuda getirirler. Bir sağ spinli karşıt aleme ait nötrino ile bir sol spinli karşıt aleme ait nötrino ise, ikinci kanadı vücuda getirirler. Bunları primer ve sekonder küre grupları olarak düşünürsek 8 küre grubu ile karşılaşırız.
Işık duvarı üzerinden gelen nötrinoların iki kanadı da kendi alemlerinin dışında hareket ederler. Yani zahiri alemde karşıt aleme ait nötrino kanadı ise zahiri alemde hareket halindedirler. Bu sebeple sonsuz hızla hareket halindedirler.
Her nötrino şuurludur. Gideceği istikameti bilmektedir, buna göre programlanmıştır. Hangi alemde seyredeceğini ve hangi anda ışık duvarını aşacağını ve elektronu mu, karşıt elektronu mu vücuda getireceğini veya nötrino olarak elektronları ve karşıt elektronları mı hızlandıracağını bilmektedir. Mutlaka hedefine ulaşır.
Her an kainat üzerinde nötrinolar, elektronları ve karşıt elektronları oluşturmakta veya mevcut elektronları veya karşıt elektronları tükenmez enerjileri ile beslemektedirler.
Muhakkak ki kainattaki denge unsuru rastgele bir olay değildir. Maddenin oluşabilmesi için elektronlar ve karşıt elektronların aynı sayıda olması dengenin gereğidir. Denge yoksa oluşum da yoktur. Bu muhteşem dengeler sistemi ile maddenin nasıl oluştuğuna bir bakalım :
Elektronlar ve karşıt elektronlar, bir atomu meydana getirmeden önce, görünen ve görünmeyen her şeyin çift yaratılması sebebiyle ( Ref: 4) herbiri 1838 elektron ve 1838 karşıt elektrondan oluşan bir çift nötron vücuda getirirler.
Birinci nötron sağ spinli elektronlardan oluşmuş ise, ikinci nötron sol spinli elektronlardan oluşur.
Birinci nötronda sağ spinli elektronlara karşılık aynı sayıda sol spinli karşıt elektron yer alacaktır. İkinci nötronda ise sol spinli elektron kadar sağ spinli karşıt elektron bulunacaktır.
Böylece, hep eşit sayıda karşıt güçlerin hareket halinde bulunduğu bir dengeler sistemi oluşur.

Nötronlar ikincil denge unsurlarıdır. Birincil dengede elektronlar ve karşıt elektronlar oluşmuştur. Herbiri kendi içlerinde hem dominant hem de bağımlı karşıt unsurları taşımaktadırlar. Buna karşılık ikincil dengede, her elektron zahiri alemin asıl unsuru, her karşıt elektron ise zahiri alemin bağımlı unsurudur. Böylece zahiri alemde elektron dominant unsur, karşıt elektron ise bağımlı unsur olmaktadır.
Bir nötron, 1838 adet elektron ve 1838 adet karşıt elektrondan oluşur. Bir nötron, mutlaka karşıt spinli bir eşle birlikte oluşur. Böyle bir çift nötronun oluşması için 1838 x 2 = 3676 elektron ve 3676 karşıt elektrona ihtiyaç vardır. Bu demektir ki, 1838 adet nötrino grubuna ihtiyaç vardır. Her nötrino grubu bir sağ, bir sol spinli elektron ve bir sağ, bir sol spinli karşıt elektron oluşturacağına göre, 1838 nötrino grubundan, 1838 sağ, 1838 sol spinli elektron ile 1838 sağ, 1838 sol spinli karşıt elektron oluşacaktır.
Böylece, 1838 nötrino grubu, bir sağ bir de sol spinli 2 adet nötron vücuda getirecektir. İşte bu bir çift nötron, madde dediğimiz şeyin ilk aslî yapı taşını oluşturacaktır. Maddenin aslı olan nötronda hem zahiri alemin aslî ilk maddesi olan elektronlar dominant olarak, hem de karşıt zahiri alemin aslî ilk maddesi olan karşıt elektronlar bağımlı olarak yer almışlardır.
Bir nötron, aynı sayıda (-) elektrik yüklü elektronla, (+) elektrik yüklü karşıt elektrondan oluşan, hem sayısal olarak elektron ve karşıt elektronların, hem de (+) ve (-) elektrik güçlerinin dengede olduğu bir yapı taşıdır.
Bir nötronun bir hidrojen atomunu vücuda getirebilmesi için, 1838 elektronundan birinin, çevre elektronu olmak üzere bünyesinden ayrılması icabeder. Böyle bir ayrılık, ayrılan elektronu yörüngede kalacak bir hıza ulaştırır ve elektron çevrede dönmeye başlar. Bir elektron ayrılınca nötron, protona dönüşür. Böylece her nötron, merkezde bir proton ve yörüngede bir elektrondan oluşan bir Hidrojen atomu vücuda getirir.
Nötronun nötrinolardan oluşması dengeyi tam olarak açıklamaktadır. Her nötronun bir H atomu vücuda getirmesi ise dengenin yok olduğunu değil; devam ettiğini gösterir. Çünkü, merkezdeki protonla, yörüngedeki İlâhi kanuna uygun olarak merkezde "Hünnes" ve yörüngede "Künnes" vücuda getirmişlerdir. (Ref: 7) Denge ise 1838 (+) pozitif elektrik yüklü karşıt elektrona mukabil, 1837 merkezde ve bir de yörüngede olmak üzere gene 1838 (-) negatif elektrik yüklü elektron ile sağlanmaktadır. Böylece, içte ve dışta nötr olan nötrondaki pasif denge, hidrojen atomunda içte (+) ve (-) yüklerin görev yaptığı hareket halindeki Hünnes ve Künnes'e dışta ise gene nötr olmaya dönüşmüştür.
Yeni bir merkezî çekici güç (Hünnes] ile etrafında yörüngede hareket halinde olan "Künnes" oluşmuştur. Evvelce sadece kendi etrafında dönen bir nötron, şimdi merkezde kendi etrafında dönen bir proton ile, bu merkezin yörüngesinde dönen bir elektrona dönüşmüştür. İki aktif güç çekim ile hız dengesini kurmuşlardır. Yörüngenin merkeze uzaklığı, merkezin çekim gücü ve yörüngedeki elektronun hızı arasında optimal bir uyum söz konusudur. Daha yüksek çekim gücüne karşılık daha uzak yörünge ve daha az hız oluşmaktadır.
Böylece merkez bir manyetik alan ile çekim gücünü, yani birinci aktif gücü oluşturmaktadır. Yörüngede dönen elektron ise merkezi çekim gücü ile uyumlu bir dönüş hızı vasıtasıyla merkeze çekilmeyen ve merkezin çekim alanının dışına da kaçamayan bir formda daima yörüngede kalmayı sağlamaktadır. Elektronun hızı böylece ikinci aktif gücü oluşturmaktadır.
Allah'ın enerjisi ise (nötrino) rahmet olarak, hem çevrede dönen elektronlara, hem de merkezdeki nötronlara, protonlara ve merkez elektronlarına her an ulaşmakta ve onları ihtiyaçları olan enerji ile beslemektedir.
Merkezdeki bir proton ve bir merkez elektronu beraberce bir Hidrojen atomuna eşittir. Merkezdeki her nötron da bir Hidrojen atomuna eşittir. Bu eşitlik her an değişik yapılara dönüşmekte, fakat bozulmamaktadır. Kısaca proton + merkez elektronu, nötron ve Hidrojen atomu aynı şeyin çeşitli evrelerdeki halini sergilemektedir. İşte bu aynı şey bir Hunnes + Künnes'tir. Denge unsuru ise, kararlı olan bütün elementlerde korunmaktadır.
Enerji, elektron, nötron, proton, Hidrojen atomu ve bu arada ismini saymadığımız mezon........ gibi diğer partiküller hepsi, nötrinoların değişik evrelerini ifade eder. Hepsinin aslı enerjidir.

..........

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar