Nasa Aldatmacası Gün Işığına Çıkıyor!

Nasa bugün rahatlıkla Ay'a insan gönderebilecek teknolojiye sahip. Hatta Mars'a insan göndermek isteniyor. Şu günlerde Nasa 2020 yılında Ay'a üs kurma planları yaparken, gelin bizde geçmişte neler olduğuna bir bakalım.

Apollo 11 uzay aracı Ay'a insan götürdü. Fakat Aya gidip gidilmediği hakkında bir çok tartışma yapılıyor.Geçenlerde eski bir Rus ajanının radyasyon yöntemiyle öldürülmesiyle, devletlerin gizli yöntemleri konusunda ne kadar az bir bilgiye sahip olduğumuz birkez daha ortaya çıktı.

Dünya insanından saklanan o kadar çok gerçek varki... Gözlerimizi gönüllü olarak kapamaya devam ettiğimiz sürece bizler , gerçeklerden ve çevremizde olup bitenlerden habersiz yaşamaya devam edeceğiz.

Bu arada eğer aya giden (!!!) Apollo uzay aracından çekilen fotoğraflar sahte ise, NASA bunu yapma gereğini neden duydu.

Mayıs 1961’de Başkan John F. Kennedy parlementoda şu açıklamayı yaptı. “Kendimize bir görev belirlemeliyiz.Bu görev, 20. yüzyılın sonuna kadar insanlı bir uzay aracını aya gönderip, güvenlik içinde tekrar dünyaya dönmesini sağlamak.” İşte bu cümlelerden sonra ay yarışı başlamış oldu. Bu da Soğuk savaşın bir dönüm noktası oldu.

Eski Sovyetler Birliği bu yarışta hemen koşmaya başladı ve öne geçti. 1961’de önce ilk erkek kozmonotu, 2 yıl sonrada ilk kadını uzaya gönderdi. Ve bu kişiler dünya çevresinde dönen ilk insanlar oldular.

Kennedy’nin bu konuşmasından bir yıl geçmeden John Glenn dünya yörüngesine çıkan ilk Amerikalı oldu. Fakat 1967’de Apollo 1’in denenmesi sırasında araçta yangın çıktı ve 3 astronotun ölümüne yol açarak bu girişimlere büyük bir darbe vurdu.

Bir çok zayıf noktanın yangına yol açtığı bu trajediden sonra, uzay aracı konusunda sıfırdan ve başka bir araç geliştirme zorunluluğu doğdu. NASA’daki bir çok kişi 20. yüzyılın sonuna kadar öngörülen zaman limitinin başarıyla yakalanamayacağını düşünüyorlardı.

Apollo 11 16 temmuz 1969’da Kennedy Uzay Merkezinden fırlatıldı ve 4 gün sonra Ay’a ulaştı.Bu, Başkan Kennedy’nin Ay projesini başlatmasından 8 yıl sonraydı. İddialara göre NASA’nın bu işe sıfırdan soyunup bu kadar kısa bir süre içinde Ay’a insan göndermesi imkansızdır.

Yazar Bill Kaysing’e göre, Kennedy’nin sözlerini yerine getirebilmek en azından getirilmiş gibi yapmak NASA’yı bir komploya itti.

Kaysing 1956 ve 1963 yılları arasında Apollo uçuşları ile ilgilenen bir firmada teknik yazarlık yaptı. Kaysing’e göre bu yıllar arasında NASA, insanlı bir uzay aracının aya gönderilmesi ve tekrar dünyaya geri getirilmesi konusunda bir başarılılık oranı testi yaptı.

Sonuçta bir insanın aya gidip tekrar dünyaya geri dönebilme şansı % 0,0017 olarak saptandı. Kaysing’e göre 1969 yılı civarında NASA için bu oranı % 100’e çıkarmak imkansızdı.

Bazılarına göre Kaysing’in düşüncesi bir yerde mantıklı. Aya giden Apollo 11’de kullanılan teknoloji bugünküyle karşılaştırıldığında son derece ilkeldi. Öyleki araçta bulunan bilgisayarın hafızası bugün kullandığımız modern çamaşır makinesinin hafızasından daha azdı.

TİYATRO OYUNU GİBİ

“Biz Aya Hiç Gitmedik” adlı kitabında Kaysing, Apollo 11’in aya gitmiş gibi gösterilmesi için NASA ve CIA’nin beraber çalıştığını iddia ediyor. İnsansız uzay aracı “Saturn 5” fırlatıltıp gözden kaybolduktan kısa bir süre sonra tekrar dünyaya düştü. Ayrıca NASA Nevada’da gözden uzak bir yerde bir yeraltı mağarasında ayın yüzeyine benzeyen bir stüdyo inşa etmiş olabilir.

Filimde beraber çalışacak olan astronotlarla kontrol merkezi arasında geçen konuşmalarlada desteklenecek olan bu senaryo sayesinde, herkesi özelliklede rakibi Sovyetler Birliği’ni Amerika’nın aya gittiğine inandıracaktı.

Bunun için fotoğraflar ve filimler senaryoya eklendi ve son aşama olarak, askeri bir uçaktan içinde astronotların bulunduğu sahte bir uzay kapsülü bırakılarak dünyaya inmişler gibi gösterilecekti.

Kaysing dahada ileriye giderek, astronotların bu senaryoda inançla rol almalarını sağlamak için beyinlerinin yıkandığınıda belirtiyor.
Başka bir Amerikalı yazar Ralph Rene’de astronotların aya ulaşabileceklerine inanmıyor. “NASA Amerika’yı Aylandırdı”adlı kitabında, astronotların kozmik ışınlardan yanmamaları için Apollo uzay aracının en az 2 metre kalınlığında olması gerektiğini belirtiyor.

Teoriye göre NASA, 60’lı yılların sonlarında sahip olduğu teknolojiyle aya gidemeyeceği gerçeğini anlayınca, işi sahtekarlığa dökmeye kalktı. Bu sahtekarlığın büyük faydası olabilirdi. Birincisi bir propoganda olarak Ruslara karşı puan kazanılacaktı. İkinci olarakta uzay yolculuğu projesine akacak olan paralar Amerika’ya kalacaktı.

ufonet

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar