Coğrafya terimleri D-

D

Dağ : Çevresine göre yüksek olan inişli çıkışlı yer şekilleridir.

Dağ eteği ovası: Dağ eteğinde, eğimin azaldığı yerlerde meydana gelen birikinti konileri ve birikinti yelpazelerinin zamanla yanlara doğru büyüyerek birleşmeleri sonucu oluşan ovalardır. Bursa ovası, Uludağ’ın eteğinde oluşmuş bir dağ eteği ovasıdır.

Dağ içi ovası: Dağ içlerinde eğimin azaldığı yerlerde, akarsuyun taşıdığı malzemeleri biriktirmesi sonucu oluşan düzlüklerdir. Engebeli ülkelerde daha fazla oluşur. Malatya, Muş, Elazığ Ovaları bu şekilde oluşmuşlardır.

Dalgalar : Dalgalar, deniz ve göllerdeki kuzey sularının periyodik salınımlarıdır. Dalga oluşumunun temel nedeni rüzgarlardır. Deniz yüzeyini yalayarak esen rüzgarlar, sürtünme nedeniyle durgun sulara hareket kazandırır. Deniz yüzeyi pürüzlenir ve sürekli biçim değiştirir. Deniz yüzeyinin salınım hareketine dalgalanma deniz yüzeyinde beliren pürüze dalga denir. Rüzgarlar dışında depremler, volkanik hareketler ve deniz altında çökmelerde dalgaları oluşturur. Bu tür dalgalara tsunami denir.

Dalmaçya kıyı tipi: Kıyıya paralel uzanmış dağların çukur kısımlarının deniz suları altında kalmasıyla oluşan kıyı tipidir. Dağların yüksek kısımları kıyıda adaları oluşturur. Ör:Adriyatik denizinde Dalmaçya kıyıları (eski Yugoslavya kıyıları). Yurdumuzda Antalya- Kaş kıyıları buna örnektir.

Dalyan: Deniz kıyılarında balık üretmek için yapılmış yerleşmelerdir.

Dam : Köy ailelerinin geçici bir süre için yararlandıkları yerleşme biçimidir. Bölge köy yerleşmelerinde bir kısım aileler, birkaç aylık süre için köylerinden ayrılarak, kendi bahçe, tarla ve otlaklarındaki damlarda oturduktan sonra, tekrar köylerine dönerler.

Debi : Bakınız : Akarsu Akımı.

Deflasyon Rüzgarların kurak ve yarıkurak bölgelerde ince kumlardan ibaret sahaları aşındırması.

Delta : Akarsuların denize ulaştıkları yerlerde taşıdıkları maddeleri biriktirmesiyle oluşan üçgen biçimli alüvyal ovalardır. Deltalar, taban seviyesi ovalarının bir çeşididir. Onlardan ayrılan yönü biriktirmenin deniz içinde olmasıdır.

Delta ovası: Akarsuların taşıdıkları malzemeleri, deniz içerisinde biriktirmesi sonucu üçgene benzeyen düzlükler meydana gelir. Bunlara delta ovası adı verilir. Delta ovalarının oluşabilmesi için;
Akıntıların olmaması,
Akarsu yükünün fazla olması,
Gel-git hareketlerinin olmaması,
Kıyının sığ olması gerekir.
Başlıca delta ovalarımız; Bafra, Çarşamba ovaları ile Çukurova’dır.

Denge profili: Akarsuların derine aşındırmasıyla yatak eğimi gittikçe azalır. Zamanla akarsuyun akış hızı azalarak hemen hemen sona erer. Bu duruma erişmiş bir akarsu yatağında başlangıçtaki pürüzler ortadan kaldırılmış olur. Akarsu ağzından kaynağına doğru uzanan profil iç bükey bir görünüm alır ki buna denge profili denir.

Deniz : Okyanusların kıta içlerine doğru uzanan kollarına deniz denir. Denizler okyanuslarla bağlantılarına göre ikiye ayrılır.

Deniz tabanı yayılması: Magmadan kaynaklanan hareketlerle katı kabuk tabakasının kırılarak açılması ve bu açılmaya, genişlemeye bağlı olarak çıkan lavların kırıklar boyunca kenarlara doğru yayılması. Okyanuslar, kıta kütlelerinin birbirinden ayrılması sonucu oluşmuştur.

Denizlerin Ortalama Derinliği : Denizlerin ortalama derinliği 4000 m dir. Dünya’nın en derin yeri olan Mariana Çukuru deniz seviyesinden 11.035 m derinliktedir.

Deprem : Yerkabuğunun derinliklerinde doğal nedenlerle oluşan salınım ve titreşim hareketleridir. Yeryüzünün belirli yerlerinde sıklıkla deprem görülür. Buralara deprem kuşakları denir.

Deprem odağı: Depremin oluştuğu, yani yeraltında biriken enerjinin çıktığı nokta.

Dere : Suyu az, boyu kısa olan akarsulara dere denir.

Derin Deniz Çukurları : Sima üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine çarptıkları yerlerde bulunur. Yeryüzünün en dar bölümüdür.

Derin Deniz Platformu : Kıta yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama derinliği 6000 m olan yeryüzünün en geniş bölümüdür.

Dev kazanı: Çağlayan ve çavlanlarda suların yüksekten düştüğü kısım aşınırsa, derin oyuklar oluşur. Bu oyuklara dev kazanı denir.

Dış gezegen: Güneş’e dünyadan daha uzak olan gezegendir.Güneş sistemi içerisindeki gezegenlerden; Güneş’e en yakın olanı Merkür, en uzak olanı Plütondur.En büyük olanı Jüpiterdir.Jüpiter henüz soğuyamamış gaz kütlesi halindedir.

Dış kuvvetler: Enerjisini güneşten alan ve yer şekillerinin oluşmasında yıkıcı etkiye sahip olan kuvvetlere dış kuvvetler denir.Dış kuvvetlerin etkisiyle yüksek yerler aşındırılmaktadır. Böylece yeryüzü giderek düzleşmekte, iç kuvvetler tarafından oluşturulan yeryüzü şekilleri ortadan kalkmaktadır. Başka bir ifade ile, iç kuvvetlerin etkisiyle oluşan yer şekilleri dış kuvvetlerin etkisiyle biçimlenmektedir.

Diffüz ışık: Bulutlu-sisli havalarda Güneş ışınlarının su parçacıklarına çarparak yayılması.

Dikit: Kireçtaşının erimesi ile oluşmuş mağaraların tavanından damlayan suların mağaranın tabanında buharlaşması ile suyun bünyesinde bulunan kirecin birikerek yukarıya doğru sütun gibi yükselmesidir.

Diskolasyon: Yerkabuğunu oluşturan kütlelerin parçalanması, esas durumlarının bozulması.

Diskordans: Bir tabaka sisteminin diğer tabaka üzerinde uyumsuz olarak oturduğu yüzey. Tabakaların uyumsuzluğu dağ oluşumu hareketi ile tabakaların kıvrılması ile oluşmaktadır. Diskordanslar, farklı jeolojik dönemlerin birbirlerinden ayırt edilmesine yardımcı olmaktadır.

Diskordant: Uyumsuz tabakalaşma, tabakaların birbiri üzerine uygun olmadığı durum.

Divan: Bir köyü oluşturan, birbirinden uzakta kurulmuş mahallelerdir.

Diverjans : Hava kütlesinin merkezden çevreye doğru yayılması. Antisiklonlar birer diverjans sahasıdır.

Diyaklaz: Taşlar dahilindeki çatlaklar.

Diyorit : Birbirinden gözle kolayca ayrılabilen açık ve koyu renkli minerallerden oluşan iç püskürük bir taştır. İri taneli olanları, ince tanelilere göre daha kolay dağılır.

Doğal bitki örtüsü : İklim şartlarına göre, kendiliğinden yetişen bitkilerin oluşturduğu örtüye doğal bitki örtüsü denir.

Doğal set gölleri: Göl oluşumuna elverişli olan çanakların açık kısımları varsa ve bu kısımlar çeşitli olaylarla tıkanırsa set gölleri oluşur.

Dolin : Kalker platolar üzerinde görülen, oval şekilli erime çukurluklarıdır. Genellikle derinlikleri az, genişlikleri fazladır. Türkiye’de özellikle Toroslar’da dolinler yaygın olarak görülür. Halk arasında kokurdan, koyak, tava gibi adlar verilir. Dolinler oluşum şekillerine göre iki gruba ayrılır :

Dolu: Bulutlardaki su damlacıklarının, bulut içinde aniden yükselerek - °C’lerde donmasıyla oluşan buz parçalarına dolu denir.

Don Olayı : Havanın açık ve durgun olduğu kış gecelerinde aşırı ısınma nedeniyle toprak donar. Don olayı tarımsal üretime büyük ölçüde zarar verir. Karasal bölgelerde don olayı sık görülür.

Doruk : Dağın en yüksek yerine doruk (zirve) denir.

Doruk çizgisi: En yüksek tepeleri birleştiren çizgi. Akarsu havzalarında akarsu havzalarını birbirinden ayıran yüksek noktalardan geçen çizgiye "su bölümü çizgisi" denmektedir.

Dönence: Gök ekvatorunun 23° 27' kuzey ve güneyinden geçen paralel (enlem) daireleridir. Ekvatorun kuzeyinden geçen bu enleme yengeç, güneyinden geçene ise oğlak dönencesi denir.

Dönenceler arası:23° 27' kuzey ve güney enlemleri arasında kalan bölgedir. (İntertropikal kuşak, Tropikler arası kuşak).

Dördüncü Zaman (Kuaterner) : Günümüzden 2 milyon yıl önce başladığı ve hala sürdüğü varsayılan jeolojik zamandır. Zamanın önemli olayları :İklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm) yaşanması. İnsanın ortaya çıkışı.Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve insandır.

Drenaj: Suyun akıtılması, kurutulması.

Drenaj kanalları: Özellikle taban suyu seviyesinin yüksek olduğu bataklıklarda suyun akıtılması için yapılan kanallar.

Drumlin: Buzul biriktirmesi ile oluşan alçak tepelere denir.

Duvar ve Atlas Haritaları : Eğitim ve öğretim amacına yönelik haritalardır. Ölçekleri 1 / 1.100.000'dan daha küçüktür. Dünya'nın tümünü, kıtaları veya ülkeleri gösterirler.

Düden : Kalkerli arazide erime ile oluşan daire biçimli kapalı çukurluklara düden denir. Düdenler yer altı sularını birbirine bağlayan kanallardır. Düdenlere halk arasında su çıkan, su batan gibi adlar da verilir.

Dünya : Güneş Sistemi'nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş'e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur.

Dünyanın Yıllık Hareketi : Dünya ekseni çevresinde hareket ederken aynı zamanda saat ibresinin tersi yönde, Güneş'in çevresinde de döner. Bu hareketini elips bir yörüngede 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş yılı denir. Dünya'nın yıllık hareketi sırasında, Güneş'in çevresinde çizdiği yörünge düzlemine ekliptik denir. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle Dünya yıllık hareket sırasında Günöte - Günberi konumuna gelir.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Bilim ile ilgilenir misiniz?:

Son yorumlar