Moleküler biyoloji ve genetik günümüzün en önemli çalışma alanlarından biridir. Ünlü bilimadamları Watson ve Crick’in 55 yıl önce tanımladığı DNA’nın çifte sarmal yapısı ile önemli bir hız kazanan bu alandaki çalışmalar günümüzde zirve noktasına ulaşmayı hedefleyen çalışmalarla devam etmektedir. Mendel’in yüzyıllar önce yaptığı çaprazlama çalışmaları bugün yerini genome projesine bırakmıştır.
İnsanın her bir hücresinde -0,0001 cm'lik bir yapı olan çekirdeğin içinde- yaklaşık iki metre uzunluğunda DNA, sıkıştırılarak paketlenmiş bir halde bulunuyor. Her hücredeki DNA kodu içinde 3.000.000.000 gen harfi bulunuyor. Diğer bir tabirle, insanın vücut makinesinin karakterlerini belirleyen kitabı yazan Allah (cc) bu kitabı üç milyar harfle şifreleyerek yazmıştır. Vücutta yaklaşık, 100 trilyon hücre bulunduğuna göre; bu kitaptan 100 trilyon küçük paket halinde her bir hücreye yüklendiğini düşünebilirsiniz.
Projenin Tarihçesi
1953 yılında kalıtımın molekülü olan DNA'nın üç boyutlu çift zincir şeklindeki spiral yapısının ortaya konması ve onun işleyişine ait özelliklerinin tanımlanması ve kendini eşleyebilmesinin lâboratuar şartlarında gösterilmesiyle birlikte; "insan genom projesi" farkında olmadan başlamıştı denilebilir. 1970'li yıllarda kesici enzimler ile yapıştırıcı enzimlerin ve DNA'nın kopyasını çıkaran enzimlerin bulunması ve bakterilerden saflaştırılarak kullanma kolaylığının açığa çıkmasıyla çalışmalar hızlandı. DNA'daki kodlu bilginin üçlü kodonlar hâlinde canlıların tuğlası mesabesindeki proteinleri yapan aminoasitlerin sırasını ve sayısını tanımlamasının bulunması, Polimeraz Zincir Reaksiyonu'nun (PCR) lâboratuar şartlarında gerçekleştirilebilmesi, DNA parçalarının çeşitli DNA vektörleri kullanılarak klonlanıp DNA kütüphanelerinin oluşturulması, 1980'li yıllarda birer hipotez olmaktan çıkıp, lâboratuarda bilim adamının deney malzemesi haline geldi. 1985'li yıllardan itibaren farklı DNA parçaları üretmek ve bunu model organizmalara nakletmek, gen adı verilen anlamlı DNA parçaları üzerinde hedefe yönelik mutasyonlar gerçekleştirmek, sıradan işler haline geldi.
Her canlı sistemin yaratılışında dört çeşit kimyevî molekülden (nükleotidten) kurulmuş, 'A,C,G,T' olarak bilinen sembolik bir lisan kullanılır. Bu lisan, canlının temel modelini ve kalıbını belirleyen genetik programın şifrelenmesinde iş görür. Genom olarak isimlendirilen bu program kitapçığı, Kur'ân'ın tarif ettiği çerçeve içinde "İmam-ı Mübin" isimli kitabın bu âlemdeki bir numûnesidir.
İnsan genetiği, insanlardaki değişikliği ve kalıtımı (irsiyet) inceler. Tıbbî genetik ise; insanda tıbbî ehemmiyeti olan genetik varyasyonları, hastalığa yol açan genlerin ailelerde ve toplumda nasıl yayıldığını, hangi mekânizmalarla hastalık olarak ortaya çıktığını inceler.
Son günlerde klonlama (canlının döllenmeden tıpkısının çoğaltılması) hakkında çok sık tartışmalar duyar olduk. Önce İskoçya'da bir koyunun meme hücresinden "Dolly" adı verilen bir koyun klonlandı.
Bu haber bütün dünyaya yayıldıktan sonra, haklı olarak insanların aklına "Acaba insan da klonlanabilir mi?" sorusunu getirdi. Koyun klonlanabildiğine göre, insanın klonlanması da teorik olarak mümkün gibi görülüyor. Bazı insanlar Einstein'ın yahut yıllar önce hayata gözlerini kapamış liderlerin kopyalanmasının iyi fikir olabileceği konusunu konuşurken, diğer yandan Hitler gibi insanların da kopyalanabileceği, bu yüzden bu kapının hiç açılmaması gerektiği savunuldu.
Dünyada yaklaşık 450.000 bitki, 2.500.000 hayvan ve binlerce mikroorganizma türü bulunmaktadır. Her canlı türü, değişik ekosistemlerde kendisine tanınan sınır ve kurallar manzumesi içerisinde hayat sürer. Âdeta “Yeryüzü, bir döşek gibi (elverişli) yaratılmış” ve bütün canlıların kendilerine uygun çevrelere yayılmaları garanti edilmiştir. Değişik özelliklerle donatılmış kara ve su ekosistemleri; deniz, göl, okyanus ve çöller; tuzcul ekosistem ve kaplıcalar canlıların çeşitlenmesine vesile olmuştur.
İLK BİLGİSAYARLARIN yapımı çok daha önce olsa da, dünyanın bilgisayarlarla yaygın olarak tanışması 1980’li yıllarla başladı. O günlerde bilgisayarların bir çoğumuz tarafından nasıl yanlış anlaşıldığına bakarak benzer bir yanlış anlaşılmanın bugünlerde genetik konusunda yaşandığını görebilmek mümkün.
Son yorumlar
12 saat 44 dakika önce
2 hafta 5 gün önce
3 hafta 3 gün önce
3 hafta 5 gün önce
4 hafta 7 saat önce
4 hafta 12 saat önce
17 hafta 2 gün önce
17 hafta 2 gün önce
18 hafta 4 gün önce
18 hafta 4 gün önce