gıda

Tetra Pak

1929'da Ruben Rausing ortağıyla birlikte un, şeker ve tuz gibi kuru gıdaları ambalajlamakta uzmanlaşan bir şirket kurdu. Sonra 1943'te, iş alanını sıvı gıdaları da kapsayacak biçimde genişletti ve sütü karton kutuda satmak fikrini geliştirmeye başladı. Sütü karton kutuda satmak bugün çok sıradan görünebilir, ama Rausing'in zamanında duyulmamış bir şeydi ve sıvının sızmaması için kartonu plastikle kaplayacak ve kutuyu hijyenik hale getirecek bazı yeni teknikler gerektiriyordu. Bu fikri hayata geçirmenin, hayal etmek kadar kolay olmadığını Rausing daha sonra şu sözlerle dile getirecekti: "Daha önce kimsenin yapmadığı birşeyi yapmak ne kadar da zormuş."

Hazır Kahve

1930'da Brezilya Kahve Enstitüsü, düşen kahve çekirdeği satışlarını hareketlendirebilmek ve biriken stokları eritebilmek için gıda şirketlerini, tadını ve aromasını kaybetmeksizin suda eriyebilen hazır kahve üretiminin yolunu bulmaya çağırdı. Daha önceki denemelerde kahve tüm lezzetini yitirmekteydi. Nestle'nin araştırmacısı Max Mortgenthaler, filtre kahveyi kurutmanın yollarını aramaya başladı ve püskürtmeli kurutma olarak bilinen bir teknik geliştirdi. Demlenmiş bir kahve, ısıtılmış bir kulenin tepesinden püskürtülüyordu; kahve damlacıkları aşağı düşerken kuruyor, aşağıya ulaştığında toz haline gelmiş oluyordu. Mortgenthaler 1937'de tekniğini kusursuz hale getirdi ve ertesi yıl Nestle ilk gerçek hazır kahve olan Nescafe'yi piyasaya sürdü.

"Yanlış" Zamanda Yemek Yemek Kilo Almaya Yol Açabilir.

Hayvanlarda yapılan bir çalışma, "yanlış" zamanda beslenmenin daha fazla kilo almaya yol açtığını gösterdi. Araştırma, normalde gece beslenen hayvanlar olan fareler üzerinde yapıldı ve 6 hafta sürdü. Karanlık dönemde (onlar için günün "doğru" zamanı) beslenmesine müsaade edilen farelerin vücut ağırlığı % 20 artarken aydınlık dönemde (onlar için günün "yanlış" zamanı) beslenmesine müsaade edilen farelerin vücut ağırlığı % 48 arttı.

Türkiye'de GDO'lu ürün var mı?

Bir canlıdaki genetik özelliklerin kopyalanarak, bu özellikleri taşımayan bir canlıya aktarılması sonucunda üretilen yeni canlıya Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) deniyor

TÜRKIYE’DE GDO’LU ÜRÜN VAR MI?

Geniş çaplı bir denetim olmadığı için Türkiye’de ne kadar alanda GDO’lu ürün yetiştirildiği bilinmiyor. Bununla birlikte biyogüvenlik yasası geçtiğimiz ay çıktığı için genetiği değiştirilmiş bitkilerin kontrolsüz biçimde Türkiye’ye girdiği ve gıda sanayiinde yıllardır

Dökülür Deyip Geçmeyin

Dünya üzerinde çok sayıda ekosistem bulunmaktadır. Mükemmel bir denge içinde, âhenkli şekilde işletilen bu sistemler, vazife, yapı ve büyüklük bakımından birbirlerinden farklılık arz eder. Meselâ göller, akarsular, ormanlar, meralar ve tarlalar birer ekosistem olduğu gibi, ağaçların gövdesinde bulunan yosunların teşkil ettiği çevre de, kendine has bir mikro ekosistem olarak kabul edilir.

İçinizdeki Trafik Polisi

Vücudumuzda, yeryüzünün, bütün hayatı boyunca hiç hatâ yapmayan bir trafik polisi var. Hem de her gün defalarca çalışan, yapabileceği çok ufak bir yanlışlığın bizlere pahalıya mal alacağını bilirmişçesine, kendisine verilen her vazifeyi layıkıyla yapan, gece gündüz demeden ona ihtiyaç duyulan her an göreve hazır ve amade olan, gıpta edilecek bir trafik polisi bu.

Endüstri Devleri: Mikroorganizmalar

EN KISA TARİFİYLE biyoteknoloji, biyolojik sistemlerin endüstriyel amaçlı kullanılmasıdır. Yaşayan bir organizmanın kendisi veya bu organizmalardan üretilen enzim gibi biyolojik materyaller endüstriyel amaçla kullanılabilirler.

Biyoteknoloji, her ne kadar kelime olarak yeni olsa da, ekmek, yoğurt, peynir, sirke gibi ürünleri binlerce yıldır kullanılmaktadır. Eski ile yeni arasındaki fark ise artık bu ürünleri meydana getiren canlıların gözümüzle göremediğimiz küçük mikroorganizmalar olduğunun bilinmesidir.

Son yorumlar

Anket